Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

12 →
  • MakaleAçık Erişim2025
    Yüksek Enerjili Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Bazlı Müon-Proton Çarpıştırıcılarında Uyarılmış Müon Üretimi

    Sahin, Mehmet; Caliskan, Abdullatif

    Bu çalışmada uyarılmış müonların Yüksek Enerjili Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (YE-BHÇ) bazlı müon proton çarpıştırıcılarında temas etkileşim yöntemiyle üretilip ayar etkileşimleri ile foton kanalına bozunmasıyla oluşan uyarılmış müon sinyal süreci (µp → µ*j → µγj) incelenmiştir. Uyarılmış müonun sinyalini ardalandan ayırmak için keşif sınırlamaları uygulanarak sinyal-ardalan analizi yapılmıştır. Farklı kompozitlik skalası değerleri için yapılan hesaplamalar sonucunda uyarılmış müon kütlesine ait keşif (5σ), gözlem (3σ) ve dışarlama (2σ) limitleri belirlenmiştir. Kütle merkezi enerjileri 9 ve 12,7 TeV olan bu çarpıştırıcıların uyarılmış müon araştırmalarında iyi bir potansiyele sahip olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Comparison of Classical and Deep Learning Models for Respiratory Sound Classification

    Türe, Hayati; Aygün, Eren

    This study aims to automatically classify normal and pathological respiratory sounds using a deep learning-based approach developed on the ICBHI 2017 respiratory sound dataset. MFCCs, Mel spectrograms, and spectral features were extracted from segmented respiratory sound recordings. These features were then used to train classical machine learning algorithms (XGBoost, SVM, KNN, Random Forest) and deep learning models (GhostNet v1–v4, EfficientNet-B0, ResNet50, MobileNetV3). The impact of data augmentation techniques was also systematically examined. The results demonstrate that the GhostNet v4 model achieved the highest performance with 89% accuracy and an F1-score of 0.89. This accuracy outperforms many existing methods reported in the literature using the same dataset. Confusion matrix analyses further indicate that the model reliably distinguishes between normal and pathological classes. These findings highlight the effectiveness of deep learning-based models in the automatic analysis of respiratory sounds and suggest promising solutions for integration into clinical decision support systems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Araçlar Arası (V2V) Haberleşmede Dağlık Anayollarda Yol Kaybı ve Gölgeleme Analizi

    Tuğcu, Zeynep Hasırcı; Kuzulugil, Kenan

    Araçlar arası (V2V) haberleşme, karayolu sürüş güvenliği ve kaza önleme açısından önemli bir teknoloji olarak görülmektedir. Ancak, araçlar arasına giren binalar, diğer araçlar ve ağaçlar gibi çevresel engeller V2V haberleşmeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, virajlı dağlık anayol ortamlarında, verici ve alıcı araçlar arasındaki iletişimi engelleyen dağlık alanların etkisi incelenmiş ve 5.9 GHz’de V2V ölçümleri yapılmıştır. Ölçülen veriler, engel senaryolarında yaygın kullanılan log-normal ve çift eğimli yol kaybı modelleriyle modellenmiş ve verilere uyum performansları açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, dağ engeli bulunan senaryolarda çift eğimli yol kaybı modelinin daha iyi bir uyum sağladığını göstermektedir. Ayrıca, dağ engelinin neden olduğu gölgeleme ve zayıflatma etkileri incelenmiş, dağ engeli kaynaklı ortalama zayıflamanın 19.6 dB olduğu tespit edilmiş ve literatüre ilk kez bu çalışma ile kazandırılmıştır. Bu bulgular, sistem tasarımcıları ve araştırmacılarına çevresel faktörlerin V2V iletişim performansına etkisinin detaylandırılmasında ve sistemlerin buna göre optimize edilip tasarlanmasında katkı sağlayacaktır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Endemik Onosma nana DC.’nin Kimyasal Bileşimi, Antimikrobiyal, Antioksidan ve Enzim İnhibisyon Aktivitesinin Araştırılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Türkçe adı “Emzik otu” olarak bilinen Onosma türleri, etnobotanik açıdan oldukça değerlidir. Bu çalışmada, Onosma nana’nın toprak üstü ve kök kısımlarının farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen ekstrelerinin antioksidan, antimikrobiyal, enzim inhibisyon (α-amilaz, α-glukozidaz ve tirozidaz) ve DNA koruyucu aktivitesi ile fenolik bileşen analizinin (HPLC) yapılması amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, etanol ekstrelerinin diğer ekstrelere nazaran araştırılan özellikler bakımından daha etkin olduğu bulunmuştur. Etanol ekstrelerinin major fenolik bileşeni rosmarinik asit (kök: 2883.3 μg/g ekstre, toprak üstü: 11187.5 μg/g ekstre) olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bitkinin oldukça etkili antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur (S. epidermidis ve P. vulgaris: MİK 32µg/mL). Bitkinin DNA koruyucu etkisi ve antimikrobiyal özellikleri ilk defa araştırılmıştır. Bitkinin doğal bir ajan olarak kullanılma potansiyeli olduğu söylenebilir. Bunun yanısıra, tespit edilen aktivitelerin detaylı çalışmalarla desteklenerek etki mekanizmalarının aydınlatılması ticari öneminin anlaşılması bakımından gereklidir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Helichrysum chionophilum’un uçucu yağının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri: Türkiye'nin endemik bir bitkisi

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Mikroorganizmalara bağlı olarak gelişen rahatsızlıklar günümüzde giderek tehlikeli bir hal almıştır. Özellikle, dirençli organizmalar ile mücadele noktasında, daha ucuz, doğal ve etkili yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Biyolojik olarak aktif bileşikleri barındıran bitki materyalleri bu manada ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle, mevcut çalışmada, Gümüşhane'den toplanan Helichrysum chionophilum'dan elde edilen uçucu yağın antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Uçucu yağ, Clevenger tipi bir aparat kullanılarak hidro-damıtma yönteminden elde edildi. Serbest radikal yakalama aktivitesi, DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) yöntemi kullanılarak belirlendi. Antimikrobiyal aktivite mikro dilüsyon yöntemi kullanılarak 17 bakteri ve 2 maya kullanılarak incelendi. Elde edilen bulgulara göre, H. chionophilum bitkisi radikal süpürme aktivitesinin IC50 değeri 260.0±0.2 µg/mL olarak bulunmuştur. Ayrıca, bitkinin uçucu yağı, Y. pseudotuberculosis (MIC: 16 µg/mL), S. epidermidis (MIC: 16 µg/mL) ve C. albicans (MIC: 16 µg/mL) ve C. tropicalis'e (MIC: 32 µg/mL) karşı olağanüstü antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, endemik bir tür olan H. chionophilum ve uçucu yağlarının antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri sayesinde yeni ve alternatif doğal bir ajan olarak kullanılabileceğini işaret etmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Numerical Solution of Conformable Time Fractional Generalized Burgers Equation with Proportional Delay by New Methods

    Olgun, Ali; Anaç, Halil; Kartal, Abdullah

    By using two new methods, called the conformable fractional q-homotopy analysis transform method and the conformable Shehu homotopy perturbation method, the conformable time-fractional partial differential equations with proportional delay is analysed. The graphs of this equation's numerical solutions are drawn. According to numerical simulations, the proposed methods are effective and reliable.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Floresan Mikroskop Sistemlerinde Yüksek Doğruluklu Nükleer Segmentasyonu için Otomatik Kodlayıcı Tabanlı Modellerin Geliştirilmesi

    Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya; Emir, Sümeyye Nur; Danışmaz, Sibel

    Mikroskobik sistemlerde doku veya hücre numunelerinde nükleer morfoloji veya biyolojik belirteçler gibi bölümleri görselleştirmek için hematoksilen ve eozin (Hematoxylin and eosin - H&E) histolojik boyamalar, immünohistokimyasal (immunohistovhemical - IHC) ve immünofloresan (immunofluorescence - IF) boyama yaklaşımları geliştirilmiştir. H&E veya IHC boyamalar ile karşılaştırıldığında, IF boyamaların sayısala aktarılması uzmanlar için daha zorlu ve zaman alıcı olmaktadır. Fakat, IF boyama yaklaşımlarında daha fazla hücresel veya hücre altı belirteç görüntülenebilmektedir. Floresan mikroskoplardan elde edilmiş nükleer segmentasyonunun yüksek doğrulukla otomatik gerçekleştirilmesi IF boyama yaklaşımlarındaki hücreler hakkında daha fazla bilgi elde edilmesini sağlamaktadır. Literatürde diğer mikroskobik sistemlerden elde edilmiş görüntülerde hücre veya doku segmentasyonu için birçok çalışma geliştirilmiş ve yüksek doğruluklu sonuçlar elde edilmiştir. Fakat diğer alanlarda gerçekleştirilen bu başarı, floresan mikroskoplardan elde edilmiş görüntülerdeki nükleer segmentasyonu için elde edilmemiştir. Bu kapsamda, çalışmada floresan mikroskop sistemlerinde nükleer segmentasyonu için yüksek doğruluklu otomatik kodlayıcı modelleri geliştirilmektedir. Geliştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin analizi uzman kişiler tarafından işaretlenmiş, floresan mikroskop görüntülerinden oluşan veri seti kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Çalışmada kullanılan performans değerlendirme prosedürleri açısından, gerçekleştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin başarılarının otomatik nükleer segmentasyon için tatmin edici olduğu açıkça görülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Assessment of Hazards in Confined Areas Studies Using a Multi-Criteria Decision-Making Method: An Example Application

    Doğan, Onur

    Confined spaces are places with only one entrance and exit, not designed for long-term work (reaction tanks, manholes, sewers, tunnels, silos, cellars, pipelines, warehouses, etc.). Confined spaces can contain many risks such as gas, dust, noise, vibration, swallowing, crushing, dent, chemical and biological. In some cases, these risks can occur in an integrated manner and cause serious material or moral losses. In this respect, it is vitally important for occupational safety and employee health to comprehensively analyze risks before indoor work. In this study, the risks in confined spaces were evaluated with the Multi-Criteria Decision Making (MCDM) method. The main criteria and sub-criteria used in the study were prepared by considering the opinions and suggestions of experts in the field (with indoor working experience) and literature research (Aykaş, 2018; Güzel, 2013; Uysal, 2020). In the analysis, employee-related hazards, chemical and biological hazards, ergonomic hazards and physical hazards and a total of twelve sub-criteria affecting these criteria were formed. In the analysis of the study, Analytical Hierarchy Process (AHP) method, one of the Multi-Criteria Decision Making (MCDM) methods, was preferred. The AHP method is an advantageous method compared to other MCDM methods in terms of making the best choice, making easy and fast decisions, and combining objective and subjective decisions. Microsoft Excel was used to solve the analysis and as a result of the analysis made among the main criteria, the consistency index was found to be 0.1 > 0.0780. According to this result, the criterion with the highest weight was 0.3372 (chemical (oxidizing, corrosive, allergic, mutagen, etc.) and biological (bacteria, virus, infectious diseases, etc.) risks.) This was followed by 0.2683 ergonomic risks, 0.2208 employee-related risks, and 0.1737 physical hazards, respectively. In the study, a different method was applied rather than standard risk assessment methods and checklists. With the AHP method, the risks are ranked from the highest to the lowest. Thus, both the identification and prioritization of risks were made.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Doğu Karadeniz Bölgesi Sahil Otoyol Çevresindeki Karayosunlarında Trafik Kaynaklı Ağır Metal Analizleri

    Kaya, Selim; Koz, Bahadir

    Bu çalışmanın amacı; Giresun-Samsun otoyol çevresindeki karayosunları kullanılarak Trafik kaynaklı ağır metal kirliliğini belirleyebilmektir. Karayosunları, ağır metalleri biriktirebilme yeteneğinden dolayı, ağır metal hava kirliliğinin belirlenmesinde oldukça uygun biyoindikatörlerdir. Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan Giresun-Samsun otoyolu çevresindeki karayosunlarının ağır metal analizleri InductivelyCoupledPlasma–MassSpectrometer (ICP-MS) cihazı kullanılarak belirlendi. Karayosunlarının kalitatif analizleri neticesinde Cr, Fe, Mn, V, Zn, Cu, Ni, Pb ve Co olduğu belirlendi. Şehir merkezlerinden toplanan karayosunlarındaki konsantrasyon değerleri sırasıyla 15.12, 6087.31, 301.12, 27.80, 74.20, 38.48, 56.69, 19.40 ve 9.10, mg/kg olarak belirlenirken, şehirler arasından toplanan karayosunlarının ağır metal konsantrasyonları ise 15.56, 4751.23, 247.93, 28.03, 83.71, 33.72, 48.38, 17.20 ve 6,97 kg/kg olarak belirlendi. Genelde karayosunlarında, Krom(Cr), Demir(Fe), Mangan(Mn), Vanadyum(V), Çinko(Zn), Bakır(Cu), Nikel(Ni), Kurşun(Pb) ve Kobalt(Co)’ınkonsantrasyonlarının 2006 ve 2017 yılları arasında azaldığı görüldü. Fakat bu azalmaya rağmen karayosunlarındaki ağır metal konsantrasyonları hala yüksektir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Electric Vehicle Charging Station Infrastructure on the Basis of Provinces in Turkey: Analysis through the Metrics

    Cakmak, Recep; Turan, Abdullah

    The fact that fossil fuels are exhaustible and harmful to the environment, the goals of constituting a sustainable and cleaner environment, and developments in battery technologies have led to a tendency towards electric vehicles instead of the vehicles which have traditional internal combustion engines working with fossil fuels. Especially in the last five years, electric vehicle (EV) sales have increased, and this increase is expected to continue increasing in the coming years. The increasing number of electric vehicles leads to the need for EV charging stations. To make strategic plans, to guide investors and to provide the appropriate infrastructure for the electric vehicle customers, the infrastructure of electric vehicle charging stations in each region needs to be analyzed in detail. In this study, the quantitative situation of the electric vehicle charging station infrastructure on the basis of provinces in Turkey as of the end of 2020 is discussed and two new metrics which use to evaluate EV charging station infrastructure are proposed. In this context, the EV charging station status is presented with tables and infographic maps through the metrics in the literature used in the evaluation of the EV charging station infrastructure and the metrics proposed in this study. 81 provinces of Turkey are compared and presented in terms of EV charging station infrastructure through the metrics. It is foreseen that the obtained and presented findings in this study will be beneficial to electric vehicle customers, electric vehicle charging station investors, the government and other public institutions that could be developed the strategy to increase the proliferation of electric vehicles. In addition, this publication might be used as a reference study to track the pace of improvements in the EV charging station infrastructure and to compare the improvements with 2020.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn2564-7377
dc.date.accessioned2026-10-22T10:38:29.833228258Z
dc.date.available2026-10-22T10:38:29.833228258Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/16959
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKaradeniz Fen Bilimleri Dergisi
dspace.entity.typeJournal