Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Bu dergideki yayınlar

8 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Influence of Hawthorn (Crataegus tanacetifolia) Fruit Vinegar Supplementation on Meat Quality and Gut MicrobiotainHeat-StressedBroilers; [Alıç (Crataegus tanacetifolia) Meyve Sirkesi Takviyesinin Isı Stresi Altındaki Etlik Piliçlerde Et Kalitesi ve Bağırsak Mikrobiyotası Üzerindeki Etkisi]

    Kaya, Hacer; Kamiloğlu, Aybike

    This study investigated the influence of the consumption of hawthorn (Crataegus tanacetifolia) fruit vinegar (HFV), a fermented product, on meat quality and gut microbiota in broiler chickens under cyclic heat stress (HS). A total of 300 one-day-old male Ross 308 chicks were divided into six groups with five replicates of ten birds, following a 2×3 factorial design with two temperatures (24 and 35°C) and three HFV supplementing levels (0, 2, and 4 mL/L) after one-week acclimation. Broilers in the thermoneutral groups were kept at 24°C, while HS groups experienced 35°C for 8 hours daily from day 21. Feed and water were provided ad libitum under a 24-hour lighting program. HS increased breast pH, reduced b* color value, raised ΣSFA and ΣMUFA levels, and lowered ΣUFA and ΣPUFA ratios. Supplementing 4 mL/L HFV increased breast L* color value and ΣSFA level while reducing ΣUFA ratio. The 2 mL/L HFV dose decreased ΣMUFA and increased ΣPUFA levels. Overall, HFV supplementation improved meat quality and beneficially altered fatty acid composition in heat-stressed broiler breasts. These results suggest that HFV supplementation may be a practical natural additive for broilers under cyclic heat stress and provide new evidence regarding its combined effects on meat quality and intestinal microbiota. Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2022
    Effect of Using Green Tea (Camellia sinensis L.) Powder and Probiotic Bacteria on Probiotic Shelf Life and Quality Properties of Ice Cream; [Yeşil Çay (Camellia sinensis L.) Pudrası ve Probiyotik Bakteri Kullanımının Dondurmanın Probiyotik Raf Ömrü ve Kalite Özelliklerine Etkisi]

    Gündoğdu, Engin; Ertem, Hatice; Çakmakçı, Songül

    In this study, the effect of green tea powder (GTP) in ice cream production on the ice cream properties and viability of probiotic bacteria [Bifidobacterium animalis ssp. lactis (Bifidobacterium BB-12) (P)] was investigated. Four ice cream groups (Control, C: without GTP and P; Probiotic Control (PC): with P; P+1% GTP; P+3% GTP samples) were produced. Bifidobacterium BB-12 (P) was added at 108 cfu/mL. pH, overrun, color, first dripping time, complete melting time and sensory properties were carried out on the second day. P was counted at 2, 15, 30, 45, 60, 75 and 90 days of storage. Bifidobacterium BB-12 number of PC was 6.54 log cfu/g at the 90th day. Bifidobacterium BB-12 number of PC was 7.10 log cfu/g, P+1% GTP sample was 6.48 log cfu/g and P+3% GTP sample was 5.84 log cfu/g at the 75th day. Bifidobacterium BB-12 number of PC was 7.24 log cfu/g, P+1% GTP sample was 6.59 log cfu/g and P+3% GTP sample was 6.69 at the 60th day. Sensory properties and probiotic counts showed that P+1% GTP sample could be accepted as a probiotic ice cream until day 75. Hence, GTP could be successfully used as a functional ingredient in the production of probiotic ice cream.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2020
    Farklı Starter Kültürler ile Yoğurt ve Kremadan Üretilen Tereyağlarının Oksidasyon Stabilitesi ve Bazı Özellikleri

    Cakmakci, Songul; Gündoğdu, Engin

    Bu araştırma, kültür ilave edilmeksizin (A: kontrol) ve farklı kültürlerle [B: Lactococcus lactis subsp. lactis biovar.diacetylactis (%2)], [C: Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris (%2)] ve bu iki kültürün kombinasyonu [D: B(%1)+C (%1)] ile üretilen yoğurt ve krema tereyağlarında bazı fizikokimyasal ve oksidasyon stabilitesi özelliklerinibelirlemek amacıyla yapılmıştır. Tereyağı örnekleri 4±1C’de muhafaza edilmiş ve analizler [(kurumadde, yağ, pH,asitlik, serbest yağ asitliği (SYA), peroksit değeri (PD) ve tiyobarbütirik asit değeri (TBA)] depolamanın 1, 15, 30, 45ve 60. günlerinde yapılmıştır. Kurumadde, yağ ve pH değerleri krema tereyağlarında daha yüksek, asitlik daha düşükbulunmuştur. SYA değerleri ise yoğurt tereyağlarında daha yüksek olup her iki çeşit tereyağında da depolamasüresince artmıştır. En düşük PD yoğurt tereyağlarında D kültürü ile üretilen örnekte, krema tereyağlarında ise kontrol(A) ve C kültürü ile üretilen örneklerde belirlenmiştir. TBA değerleri her iki çeşit tereyağında da depolama süresinceartmış, en düşük TBA değeri karışık kültürle üretilen yoğurt tereyağında (D) belirlenmiştir. Karışık kültür (D) ile üretileniki tereyağı çeşidinde de depolama sonunda genel kabul edilebilirlik puanları diğer örneklerden daha yüksekbulunmuştur. Sonuç olarak, tereyağında önemli bir kalite kriteri olan oksidasyonun önlenmesinde starter kültürünönemli olduğu ve bu bağlamda yoğurt tereyağı üretiminde kullanılabileceği ancak uygun suş seçimi için daha fazlaçalışmaya ihtiyaç olduğu söylenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Physicochemical, Textural, Cooking and Sensory Properties of Traditional Turkish Homemade Noodle Enriched with Apple Fiber; [Elma Lifi ile Zenginleştirilmiş Geleneksel Türk Ev Yapımı Eriştelerin Fizikokimyasal, Tekstürel, Pişme ve Duyusal Özellikleri]

    Yuksel, Ferhat; Gurbuz, Melek

    The aim of this study is to determine some physicochemical, textural, cooking and sensory characteristics of traditional Turkish homemade noodles enriched with apple fiber. Apple fiber was incorporated into the noodle dough formulation at three different concentrations (5, 10 and 20%). Dry matter contents of the samples were in the range of 91.80-92.93% and an increase in dry matter with the addition of apple fiber was determined. Protein contents of the samples were in the range of 8.817-9.909 % and decreased significantly (p<0.05) with the addition of apple fiber. Firmness value was determined to be 33.81 kg in the noodle sample enriched with 20% apple fiber while the firmness value of un-enriched one was 23.09 kg. Color characteristics were significantly affected from the apple fiber concentration (p<0.05). Generally, cooking properties of the samples increased significantly in the noodles with the enrichment of apple fiber (p<0.05). No significant difference was determined for the overall acceptability of samples (p>0.05). Results indicated that innovative noodles could be produced by using apple fiber.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • Derleme MakaleAçık Erişim2018
    Production and Properties Bacterial Celluloses and Their Use in Food and Non-Food Applications

    Akpinar, Ozlem; Güzel, Melıh

    Cellulose is the most common polymer in the world, formed by β-1,4 linked glucopyranose units. Besides plants, celluloses can be produced by some bacteria. The uses of these bacterial celluloses have been increasing in food, pharmaceutical, biotechnology, biomedical, cosmetics, paper and electronics areas. It has many superior properties compared to plant celluloses, such as purity, elasticity, network structure, high crystallize, surface area, water holding capacity and tensile strength, thinner and porous structure. This review includes the production methods for bacterial celluloses, the properties of these polymers and their use in food and non-food applications

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2017
    Turunçgil Kabuklarından Elde Edilen Pektinlerin Karakterizasyonu ve Karşılaştırılması

    Akpinar, Ozlem; Güzel, Melıh

    Pektin, gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bir polisakkarittir. Farklı metilasyon derecelerine sahip Dgalakturonik asit moleküllerinin ?(1,4) glikozidik bağlarla birbirlerine bağlanmasıyla oluşan lineer bir polimerdir. Bu çalışmada limon, mandalina, portakal ve greyfurt turunçgil kabuklarından elde edilen pektinlerin fizikokimyasal, yapısal ve termal özellikleri incelenmiştir. Pektin üretimi için, turunçgil kabukları sitrik asit çözeltisinde (pH 1) ekstrakte edilmiş ve ekstrakte edilen pektin etanol ile çökeltilmiştir. Tüm pektin örneklerinin yüksek metoksilli pektin olduğu, limon ve portakal kabuklarından elde edilen pektinlerin diğer pektin örneklerinden daha iyi jel gücü ve sıvı tutma kapasitesine sahip olduğu bulunmuştur. Portakal kabuğundan elde edilen pektinin termal stabilitesi daha yüksek iken limon ve greyfurt kabuğundan elde edilen pektinlerin diğer pektinlere kıyasla daha organize bir yapıya sahip olduğu görülmüştür.

  • MakaleYalnız künye2016
    Gıda Endüstrisi Yan Ürünleri Kullanımıyla Cips Üretimine Yeni Bir Yaklaşım: Zenginleştirilmiş Gluten Cipsi

    Hendek, Muge; Kutluk, Kevser; Çoşkun, Kübra; Canlı, Sümeyye

    Değişen yaşam koşullarıyla birlikte kişilerin hızlı ve hazır yemek tüketimi çerez tip gıdalara yönelimi de beraberinde getirmiştir. Cips türü ürünler, çerez tip gıdalar içerisinde en büyük paya sahip olup, sektörün en önemli itici güçlerinden bir tanesi yeni çeşitlere yönelik ar-ge çalışmalarıdır. Tüketici tercihleri ise son yıllarda çeşitlilik yanı sıra fonksiyonel, doğal ve sağlıklı ürünler yönünde değişmektedir. Bu çalışmanın amacı buğday proteini glüten ile peynir altı suyu tozu, buğday kepeği ve ruşeymden cips üreterek, tüketiciler özellikle sporcular gibi spesifik gıda tercihleri olan kişilerce tercih edilebilecek yeni bir çerezin geliştirilmesidir. Böylelikle, gıda endüstrisinin bu yan ürünleri için yeni bir kullanım alanı oluşturulacaktır. Cips üretiminde genel olarak kızartma ve ekstrüzyon gibi teknikler kullanılırken bu çalışmada gofret üretiminde kullanılan sıcak tost plakları arasında pişirme yöntemi kullanılmıştır. Endüstriyel olarak üretilen cipsler yaklaşık olarak ağırlığının üçte biri oranda yağ içerirken, bu çalışma sonucu elde edilen cipslerin en fazla %2.50 oranında yağ içerdiği tespit edilmiştir. Cips örneklerinde, renk (CIE L*, a*, b*), gözenek, nem, mineral, kül, protein, yağ içeriği ve yağ asidi kompozisyonu, pişirme verimi, yayılma oranı, su tutma kapasitesi ve yağ tutma kapasitesi analizleri yapılmıştır. Bu çalışma ile cips üretim ve tekniklerine yeni bir yaklaşım sağlanması hedeflenmiştir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2014
    Saccharomyces boulardii'nin Fermente Süt Ürünlerinde Kullanımı

    Erkaya, Tuba; Ürkek, Bayram; Şengül, Mustafa

    İçerdikleri yararlı mikroorganizmalar sayesinde fermente süt ürünleri fonksiyonel gıdalar arasında önemli bir yere sahiptirler. Ticari amaçla kullanılabilen probiyotik bir maya olan Saccharomyces boulardii'nin probiyotik mikroorganizmalar içeren biyoyoğurt mikroflorası ile birlikte kullanıldığı zaman probiyotik mikroorganizmaların gelişmesini teşvik ettiği ve probiyotik bakterilerin canlılığını sürdürmesine katkıda bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, S. boulardii diğer bakteri türlerinden farklı olarak antibiyotiklere karşı daha dirençli olup mide asidi ve safra salgısından da etkilenmezler. Bu özelliklerinin yanı sıra S. boulardii terapötik etkisi olan bir biyo ajandır. Terapötik olarak antibiyotik kaynaklı ishallerde, akut ishal, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarında, bebeklerde rotavirüsün neden olduğu ishallerde, iltihaplı bağırsak enfeksiyonlarında ve laktoz malabsorbsiyonunun engellenmesi gibi amaçlar için de kullanılmaktadır. S.boulardii'nin birçok terapötik özelliği olmasına rağmen S.boulardii içeren bir fermente süt ürünü bulunmamaktadır. Bu derlemede biyoterapötik olarak kullanılan S. boulardii'nin fermente süt ürünlerinde kullanımı ve terapötik etkileri hakkında bilgi verilerek ve fermente süt ürünlerinde kullanımına dikkat çekilmeye çalışılacaktır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
creativeworkseries.issn1304-7582
dc.date.accessioned2026-10-22T10:19:49.073735047Z
dc.date.available2026-10-22T10:19:49.073735047Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/12220
dc.publisherSidas Medya A.S.
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAkademik Gida
dspace.entity.typeJournal